Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Dogal güzellik,iyi bir vucuda sahip olmak, sade dogal güzellik,kadin,diyet,kadın sağlığı,makyaj, Yüz ve Cilt Bakımı,güzellik,moda,magazin,

dogal güzellik, saf temiz olmak,Manken Gibi Bir vücuda sahip olmak -mı? Bunun için türlü yollar, sıkıcı, sağlık bozan diyetler, acımasız spor aktiviteleri, binbir çeşit bitkisel içerikli,Doğal gelin Makyaj ,Kadın makyajı, makyaj organik güzellik salonlari, spa krem ,kuaför teknikleri, kozmetik,ürünleri,Dünyadaki en son ve en yeni trend, organik güzellik, Bu trendi takip eden Madonna, Cameron Diaz, Scarlett Johansson, gibi ünlü yıldızlar, ise saf organik,Akıllı Kadın, Yüz ve Cilt Bakımı kategorisinde bulunan,

İnce görünmenin incelikleri

İnce görünmenin incelikleriİnce görünmenin incelikleri

 

Bir iki kilonun lafı bile olmaz, ben hilelerimle onları yok ederim� dedirtecek harika önerileri mutlaka uygulamalısınız.

�Amaan bütün kış diyet yaptım, bari tatilde rahatça istediğimi yiyeyim� rehavetine kapılmış olabilirsiniz. Tamam kabul! Ama bir davete gideceğiniz sırada ya en beğendiğiniz kıyafetinizin içine sığamazsanız? Ya da kilolarınızla balık eti kıvamında yaşamaya bünyeniz alışsa da ruh sağlığınızı korumak için aynada kendinizi ince görmek istiyorsanız... Üstelik dergilerde fotoshop mucizesiyle �sıfır beden� kadınlar sinirinize de dokunurken! İnsanın böyle zamanlarda bir yerlerde düğmeye basıp �tıss� diye sönüp bir deri bir kemik kalası geliyor. Ama nerdee! Boşa kürek sallamayalım boş lakırdıyla. Gereksiz hayıflanmalar ve afaki hayaller yerine size cebinizde saklamalık pırlanta gibi önerilerimiz var. Saç şeklinizden kıyafetinizdeki detaylara, bitki çayı kürlerinden makyajınıza kadar küçük hilelerle nasıl daha zayıf görünebileceğinizi derledik bu yazıda. Bu tavsiyelerle emin olun birkaç kilo daha zayıf görüneceksiniz! E hadi abartmamak kaydıyla, çıldırtan dondurmalar, meyveli alkollü kokteyller ve iştah kabartan barbekülerin tadına bakmak için izniniz var. En azından ince görünmenin incelikleriyle içiniz biraz rahat olsun! İşte tepeden tırnağa zayıf görünme formülleri! Saçların kesimine dikkat � Katlı kesilmiş saçlar, yanakları iki taraftan kısmen kapatarak toplu yüzlerin daha ince görünmesini sağlar.
� Perçem şeklinde alına düşen kakül, yüzü boy olarak kısalttığı için daha toplu gözükmesine neden olur. Oysa ki kaküllerinizi iki yandan geriye doğru fönlediğinizde, yüzünüzü enlemesine dar ve ince gösterirsiniz.
� Unutmayın ki saç ne kadar kabarıksa etrafını sardığı yüz o kadar küçük görünecektir. İyisi mi dolgunlaştırıcı şampuanları yazın banyonuzdan eksik etmeyin.
� Saçta değişik renk tonlarının yaratacağı hareket, yüzlerin yuvarlaklığını, yanakların tombulluğunu kamufle edecektir. Tatile çıkmadan önce iyi bir kuaföre uğrayıp, saçınızın açık tonlarından hareketli dokunuşlar kazandırın. DİKKAT! Uzun uzun salınan saçlar havalı görünebilir ama unutmayın ki uzun saç ağır olacağı için kendini sönük bir şekilde aşağı bırakacaktır. Saçınızın hacimli durmasını sağlamak için, özellikle kesimi katsızsa, boynu omuz hizasından daha uzun tutmamalısınız. Makyajla hatlarınızı belirginleştirin � Koyu rengin ince gösterdiği gerçeğinin yüzünüz için de geçerli olduğunu unutmayın ve her şeyden önce teninizi bir şekilde brozlaştırın. Bu sıcak yaz günlerinde pek zor olmasa gerek!
� İnce yüz demek kemikli yüz demektir. Dolayısıyla birkaç makyaj hilesiyle yüzün kemiklerini vurgulamak gerekiyor. Bunun için elmacık kemiklerinin alt kısmına koyu bir fondötenle gölge düşürebilirsiniz. Tam kemiklerin üzerine de açık renk bir allık uygulayıp iyice belirginleşmesini sağlayın.
� Makyaj yapmadan yarım saat önce yüzünüze uygulayacağınız buz kopresi, yüzünüzdeki şişkinlikleri indirmeye yardımcı olacaktır. DİKKAT! Gözün içine çekilen siyah kalem gözleri küçük gösterdiği için yüzün geri kalan kısmını daha da ortaya çıkartır. Gözün etkisini artırmak için gözün içine beyaz renk uygulamalısınız. Duruşunuz 3 kilo fark ettiriyor � Her şeyden önce dik durmayı bedeninize öğretin. Başınızdan bir iple yukarı doğru çekildiğinizi hissedin ve yürüyüşünüze bu duyguyu adapte edin.
� Karnınızı içeri çekip omuzlarınızı geride tutarak yürüyün. İnanın bu yeni yürüyüşün etkisi vereceğiniz üç kiloya bedel. DİKKAT! Fotoğraf çektirirken başınızı yukarı kaldırmak yerine aşağı doğru eğin. Yüzünüzün daha ince çıktığını göreceksiniz. Ayrıca kolları vücudunuza yapıştırarak daha tıknaz resim vereceğinizi unutmayın. Kalçalara etek kamuflajı � Kıyafet seçiminde dikkat etmeniz gereken ilk nokta güvendiğiniz yerinizi ön planda tutmaktır. İnce bacaklarınız varsa mini etek giyebilir, göğüs dekolteniz güzelse derin v yakalı üstler giyip dikkati oraya doğru çekebilirsiniz. Böylelikle kusurlu bölgeleriniz ister istemez göze batmayacaktır.
� Geniş kalçaların gizli silahı eteklerdir. Kalkıp da mini etek giyin demiyoruz elbette ama uzun ya da diz hizasındaki etekler basenlerdeki fazlalıkları belirsizleştirip bilakis J.Lo. havasında seksi bir kalça görüntüsü yaratacaktır.
� Basen problemi olup �yok ben pantolon rahatlığından vazgeçmem� diyorsanız da size uzun boru paça pantolonları tavsiye ediyoruz. Kalçayı sımsıkı saran pantolonlar yerine kalçanın şeklini ele vermeyen boru paçalar sizin için ideal olacaktır.
� İri desenli, beyaz renk, jarse kumaş üst bölgesi kalın olanlar için gerçek birer düşman. Göbekli vücutlar koyu renk ve çok dar ve ince kumaşlı olmayan üstlerle kamufle edilmeli. Ama boyuna çizgili bir elbisenin sizi olduğunuzdandaha ince göstereceğinizden emin olabilirsiniz.
� Yüksek belli pantolonlar göbekli vücutlarda göbeği daha da ortaya çıkartır. Düşük beller zaten göbeği kapatamaz bile. Bu durumda tercih etmeniz gereken ikisinin ortasında bir bel kesimi olacaktır. Bunu da pantolonun ağ dikişinden itibaren karışınızla ölçebilirsiniz. Ağdan belin bittiği yere kadar bir tam karış mesafesi varsa beli uygundur!
� Etek olarak pilili değil kloş ya da dar etekleri seçmelisiniz. Pilili etekler olduğunuzdan kilolu gösterecektir.
� Beliniz kalınsa kemerinizi belin çok az altında biraz da bol bir şekilde tutmanızda yarar var. Bu şekilde göbeğinizi kemerin üstünden ya da altından çıkartmak yerine tam altında gizleyecek şekilde kamufle etmiş olursunuz.
� Dolgu topuklar çok moda olmasına rağmen tıknaz bir görüntüye neden oluyor. İnce topuklu ayakkabılar her zaman daha zarif ve ince bir duruşa sahip olmanızı sağlar. Acil çözüm � Bitkisel çayların bol miktarda tüketilmesi vücutta biriken toksinlerin atılmasını kolaylaştırır. Her gün bitki çayı karışımından en az 4 bardak için. Bitki çayı: Porselen demlik içerisinde 1 tatlı kaşığı adaçayı, 1 çay kaşığı biberiye, 2 adet funda yaprağı, 1 tutam ardıç tohumu, 1 tutam mısır püskülü, mersin yaprağı ve kiraz sapı, 2 poşet yeşil çay, 1 poşet elma çayı, çubuk tarçın, 3 adet kurutulmuş elma kabuğu, 2 adet tane karanfil 10 dakika sıcak suda demleyin. Süzün, 1 dilim limon ekleyip, şekersiz için. Bu tonik dışında; papatya, nane, mate, rezene, ısırgan, ekinezya, melisa, kara hindiba çayları da tercih edilebilir.
� Kafein içeriği yüksek olan kahveler, çay, gazlı içecekleri hiç tüketmeyin.
� Baharatlar stimule edici, canlandırıcı etkileriyle fasting programlarına yardımcıdırlar. Özellikle taze zencefil, kimyon, biberiye muskad, ve kişniş tohumunun güçlü toksin atıcı etkilerinden faydalanılmalıdır.
� Mevsim meyvelerinden aşırı olmamak kaydıyla tüketmeye gayrat edin.
� Bitki suları, probiyotik yoğurt ve sebze çorbalarını sık sık tüketmeyi de ihmal etmemelisiniz...


117 milyon çocuk obezite tehdidi altında

117 milyon çocuk obezite tehdidi altında117 milyon çocuk obezite tehdidi altında

Gıda reklamlarının çocuklar üzerindeki etkisi ve okul kantinlerinde satılan gıdaların içeriğine işaret edilerek, çocuklar ve toplumumuz hızla sağlığını kaybetmeden tüm kesimlerin üzerine düşeni yapması gerektiği ifade edildi.



Tüketici Hakları Derneği (THD) Genel Başkanı Turhan Çakar, gıda reklamlarının çocuklar üzerindeki etkisi ve okul
kantinlerinde satılan gıdaların içeriğine işaret ederek, "Çocuklar ve toplumumuz hızla sağlığını kaybetmeden tüm kesimler üzerine düşeni yapmalı" dedi. Çakar, 15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü etkinleri çerçevesinde Dernek
Genel Merkezinde "Çocuklara Yönelik Reklamların Çocuklar Üzerindeki Etkisi" konulu bir basın toplantısı düzenledi. 13 milyar dolarlık reklam THD Başkanı, çokuluslu şirketlerin 2006 yılında internet oyunları, sosyalleşme siteleri, çizgi film karakterleri ve bunlara bağlı ünlü kuruluşlar aracılığıyla gıda, alkolsüz içecek ve şekerleme alanındaki reklamlara harcadıkları paranın 13 milyar dolar olduğuna dikkat çekti. Obezite ile savaş
Turhan Çakar, THD�nin, çocuklara yüksek kalorili ama düşük besin değerli gıdaların pazarlanmasının alan ve boyutunun kısıtlanması için dünya çapında teklifler başlatan Uluslararası Tüketiciler Birliği�ne ve Uluslararası Obeziteyle Mücadele Gücü�ne katıldığını bildirdi. Bu kuruluşların Dünya Sağlık Örgütünü "çocuklara gıda pazarlamaya yönelik uluslararası düzenlemeyi" benimsemeye ve ulusal gıda pazarlaması mevzuatıyla bu düzenlemenin birleştirilmesine çağrıda bulunduğunu anlatan Çakar, "Bu düzenlemenin benimsenmesi obeziteyle
ilgili hastalıklar tarafından halihazırda tehdit edilen 117 milyon çocuğa yardım açısından büyük bir adım olacaktır" dedi. Sağlıksız gıdaları teşvik eden reklamlar engellenmeli
Çakar, Uluslararası Tüketiciler Birliği ve Uluslararası Obeziteyle Mücadele Gücü�nün, Dünya Sağlık Örgütünün üye devletlerinin söz konusu düzenlemede yer alan, "Saat sabah 6 ile akşam 9 arasında sağlıksız gıdaları teşvik eden reklamların radyo televizyonlarda yasaklanması, internet siteleri, sosyalleşme siteleri gibi yeni medyayı kullanarak sağlıksız gıdaların pazarlanmasının engellenmesi, okullarda sağlıksız gıdaların teşvikinin engellenmesi, sağlıksız gıdaların pazarlanmasında ünlülerin, çizgi film karakterlerinin ve yarışmaların kullanılmaması" tavsiyelerini kabul etmelerini isteyeceğini belirtti...

milliyet.com.tr....

Aromaterapi bitkileri faydasız mı

Aromaterapi bitkileri faydasız mıAromaterapi bitkileri faydasız mı

ABD�nin Ohio Devlet Üniversitesinde yapılan bir araştırmada, kokuların hiçbirinin stres, bağışıklık durumu, ağrı kontrolü ya da yara iyileşmesinin göstergeleri olan biyokimyasal parametreler üzerine olumlu etkisi olmadığı belirlendi.



Merkezi Konya�da bulunan Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nazmi Zengin, yaptığı açıklamada, aromaterapinin, bitkilerin kök, çiçek ve yapraklarından elde edilen yağ özleriyle yapılan bir alternatif tedavi yöntemi olduğunun düşünüldüğünü söyledi. Kökü binlerce binlerce yıl öncesine dayanan bu yöntem çerçevesinde önemli bir pazarın oluştuğunu ifade eden Zengin, "Bu tedavinin etkili olduğu kulaktan kulağa, basın yoluyla, özellikle de internet ortamındaki web siteleri ve mail grupları yoluyla yayılıyor. Ama bu konuda yapılmış bilimsel çalışmaların sayısı oldukça az" dedi. Zengin, insanların yüzyıllardır aromatik bitkileri sağlığa ve güzelliğe iyi geldiği, stresi ve baş ağrısını giderdiği, yaraları iyileştirdiği inancıyla kullanmaya devam ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Gerçekte aromatik bitkilerin sanıldığı gibi insan sağlığı üzerinde bir faydası olmadığı yapılan bilimsel çalışma ile tespit edilmiş. Bu konuda en son ABD�nin Ohio Devlet Üniversitesi Sağlık Psikolojisi Bölümü�nden Janice Kiecolt-Glaser ve arkadaşları tarafından bir araştırma yapıldı. 54 denek üzerinde yapılan bilimsel çalışmada, kokuların hiçbirinin stres, bağışıklık durumu, ağrı kontrolü ya da yara iyileşmesinin göstergeleri olan biyokimyasal parametreler üzerine herhangi bir olumlu etkisi olmadığı belirlenmiş. Ayrıca yapılan araştırmada bazı durumlarda aromatik yağ uygulamasının saf su uygulaması kadar bile etkili olmadığı tespit edilmiş." Zengin, milyonlarca doların döndüğü büyük bir sektör haline gelen aromaterapinin, yapılan bu araştırma ile sağlığa olumlu ya da olumsuz etkisi olmadığının kesinleştiğini dile getirerek, "Bu yağların kokusu güzel olabilir ve kokusunu sevdiğiniz için para verip alabilirsiniz ancak sağlığınıza iyi geleceğini düşünerek bunlara para verirseniz aldanıyorsunuz demektir" dedi....

milliyet.com.tr...

Hafızaya dost besinler

Hafızaya dost besinlerHafızaya dost besinler

Yeme bozuklukları, stres, depresyon, vitamin eksiklikleri unutkanlığın nedenleri arasında sayılıyor. Hafızayı güçlendirmek için doğru besin tüketimi önemli.


Elma
Günde bir ya da iki adet elma, unutkanlığı bir kenara bırakmanıza yardımcı olur. Elmanın içinde bulunan antioksidan madde hafızanın güçlenmesini sağlar. Beyindeki hücrelerin serbest radikallerden etkilenmesini engeller.Yapılan araştırmalar alzheimer hastalığına yakalanmış kişilerin günde iki elma yiyerek oldukça büyük gelişme gösterdiklerini ortaya koymuştur. Omega 3
Omega 3 hafızayı güçlendirir. Somon, ton, sardalye balıklarında oldukça fazla miktarda bulunur. Omega 3 içeren bu balıkları haftada en az iki defa tüketmek gerekmektedir. Omega 3�ün en iyi bitkisel kaynakları arasında koyu yeşil yapraklı sebzeler, yağlı tohumlar ve ketentohumu sayılmaktadır. Ceviz, badem ve fındık da Omega 3 kaynaklarıdır. Demir
Demir, hafızanın daha iyi çalışmasını salar. Yeme alışkanlıklannız içinde demir içeren besinler az sayıdaysa hafızanız ile ilgili problem yaşamanız doğaldır. Demirin beyne oksijen taşınmasında çok önemli bir rolü vardır. Kırmızı et, kuru baklagiller, koyu yeşil sebzeler, domates ve pekmez demir açısından zengin olan yiyeceklerdir. Domates
Domateste bulunan ve oldukça güçlü bir antioksidan olan likopen, alzheimer gibi hafızanın zayıflamasına yol açan hastalıklara karşı oldukça etkilidir. Bu nedenle bol bol domates tüketmeye çalışmalısınız. Fındık
Yapılan araştırmalar E vitamininin zayıflayan hafızaya oldukça yardımcı olduğunu ortaya koymuştur. E vitamini açısından oldukça zengin olan fındık yemek de, bu nedenle beyin için yararlıdır. Aynı zamanda bitkisel yağlar, yerfıstığı, ayçekirdeği ve buğday E vitamini açısından zengin besinlerdir. Brokoli
C vitamini de hafıza açısından oldukça yararlıdır ve C vitamini içeren besinlerin başında brokoli gelir. Brokoli hem hafızaya hem de diğer hastalıklara iyi gelen bir yiyecektir. Bu nedenle mümkün olduğunca çok tüketilmesinde fayda vardır. Ayrıca turunçgiller, kivi, patates, karnabahar, kavun, çilek, incir, kırmızı ve yeşil biber de bol C vitamini içerir. Unutkanlık nedenleri
Aşırı stresli ortamda bulunmak unutkanlığın en büyük nedenlerinden biridir.
Zihinsel meşguliyetin fazla olması da hafızayı yavaşlatır.
Depresyon geçiriyor olmak unutkanlığa neden olabilir.
Aşırı sorumluk duygusundan dolayı çok ayrıntılara dalmak da unutkanlığa neden olur.
Hafızayı yavaşlatan nedenlerden biri de beslenme bozukluklarıdır.
Bazı kaygı bozuklukları, şizofreni, bunama, kafa yaralanmaları, beyin kanamaları ve alzheimer gibi hastalıklar unutkanlığa yol açar.

Vitamin eksiklikleri de bir başka nedendir.

Sağlığınız için 5 strateji

Sağlığınız için 5 stratejiSağlığınız için 5 strateji

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi�ne göre herkes en yüksek düzeyde sağlıklı olma ve sağlık hizmeti alma temel hakkına sahiptir.


Sağlık sorunları çok çeşitlidir. Tedavi için gerekli uzman kişiler, teknik ekipman, mekân gibi kaynaklar ise her zaman sınırlıdır. Bu durum tüm dünya için geçerlidir. Sağlık hizmetlerinin temel amacı kişileri hastalıklardan korumaktır. Ancak her türlü çabaya karşın herkesi hastalıklardan korumak mümkün olmaz, bazıları hastalanır. Bu durumda ise tedavi söz konusudur. Tedavi maliyeti koruyucu sağlık hizmeti maliyetinden daha yüksektir ve zor bir süreçtir. Kişiye yönelik koruyucu hizmetler doğrudan bireyleri ilgilendirdiği için herkesin, bu konuya özen göstermesi önemlidir.
Özellikle gençlere yönelik koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında üreme sağlığı, cinsel sağlık, gebelikten korunma yöntemleri, madde bağımlılığı, sigarayla savaş gibi konular en başta gelir. Bunun yanı sıra bağışıklama yoluyla toplumun yüzde 85-90�ı bir hastalığa karşı bağışık duruma getirilirse o hastalık kontrol altına alınabilir. Bulaşıcı hastalıklardan korunmada en etkili yollardan biridir. Hastalanmadan önlem alın Hastalıklar ne kadar erken dönemde teşhis edilirse tedavileri de o kadar kolay, başarılı ve ekonomik olur. Kişiler bu konuda eğitilmeli ve sağlık personeli de bu konuya önem vermelidir. Hastalıklar kötü beslenen kişilerde daha ağır klinik tablolar gösterir. Kişilerin beslenmelerinin yeterli ve dengeli olması, hastalıklardan, ölüm ve sakatlıklardan koruyabilir.
Mayo Clinic tarafından Mart ayında yayımlanan yeni bir araştırma, beş önemli sağlık stratejisiyle yılda 100 binden fazla hayat kurtarılabileceğini gösterdi. Masraftan korkmak, yoğun yaşam ve iş programları veya sadece doktordan kaçınmak, kişilerin önleyici bakım almalarına engel oluyor. Ancak önemli taramaları atlamak, hastalık riskini veya bir hastalığın tedavisinin daha zor olduğu ileri bir safhada teşhis edilme riskini artırıyor. Araştırmanın sonucunda çıkan yapılması gereken beş unsur şunlar: 1 Her sene grip aşısı olmak: Eğer 50 yaş ve üstündeki yetişkinlerin yüzde 90�ı her yıl grip aşısı olsaydı yılda 12 bin kişinin hayatı kurtulurdu. Yetişkinlerin yaklaşık yüzde 37�si grip aşısı oluyor. 2 Meme kanseri taramalarını düzenli yaptırmak: 40 yaş ve üzerindeki kadınların en az iki senede bir mamogram çektirmesi ve klinik bir muayeneden geçmesi gerekiyor. Eğer kadınların yüzde 90�ı bunu yapsaydı her yıl 3 bin 700 kişinin hayatı kurtulurdu. Bugün, bu yaş grubundaki kadınların yüzde 67�si son iki yılda meme kanseri taramasından geçmiş. 3 Kolorektal kanser taramalarını yaptırmak: 50 yaş; bir doktora, kolorektal tarama seçeneğiyle ilgili danışmanın ve bunu yaptırmanın tam zamanıdır. Eğer yetişkinlerin yüzde 90�ı bu taramayı gerektiği zaman yaptırıyor olsaydı her yıl 14 bin kişinin hayatı kurtulurdu. Bu yaş grubundaki yetişkinlerin yüzde 50�den azı bu taramayı yaptırmış. 4 Bir doktora aspirin terapisini sormak: Eğer 65 yaş üzerindeki kadınlar ve 40 yaşın üzerindeki erkeklerin yüzde 90�ı kalp krizini veya inmeyi engellemek için günde bir aspirin alsaydı her yıl 45 bin kişinin hayatı kurtulurdu. Ancak aspirine başlamadan önce bir doktora danışmak önemli. Erken teşhis ve koruyucu sağlık hizmetlerine mutlaka zaman ayırın. 5 Bir doktorla sigarayı bırakma yollarıyla ilgili konuşmak: Eğer sigara içenlerin yüzde 90�ına doktorları tarafından sigarayı bırakmaları önerilseydi ve yardımcı olmak için ilaç ve diğer kaynaklar sunulsaydı her yıl 42 bin kişinin hayatı kurtulurdu. Bugün sigara içenlerin sadece yüzde 28�i bu hizmetleri alıyor.

Doğru beslenme başarıyı artırıyor

Doğru beslenme başarıyı artırıyorDoğru beslenme başarıyı artırıyor

Kahvaltı bir çocuğun okuldaki başarısını ve dikkatini etkileyen günün en önemli öğünü. Kahvaltı uzun bir gece açlığından sonra vücudun enerji almasını ve güne başlamasını sağlar



Kahvaltı çok önemli!

Kahvaltı bir çocuğun okuldaki başarısını ve dikkatini etkileyen günün en önemli öğünü. Kahvaltı uzun bir gece açlığından sonra vücudun enerji almasını ve güne başlamasını sağlar. Ayrıca kahvaltı yapan bir çocuk okulda bulunduğu süre boyunca abur cubura yönelir. Bu yüzden çocukların kahvaltı yapmaları şarttır. Kahvaltıda muhakkak süt, peynir, yumurta gibi protein kaynakları, domates, havuç, salatalık gibi sebzeler ve ekmek olmalıdır. Çocuk fazla kilolu değilse pekmez, reçel veya bal tüketilebilir. Salam, sosis, sucuk gibi yağlı ve nitrit-nitrat içeriği yüksek olan besinlerin fazla tüketilmemesi önerilmektedir.

Tenefüste meyve, süt

Çocuğun tenefüslerde okul kantininden cips, çikolata, hazır meyve suları, kola gibi abur cuburları almasını önlemek için muhakkak yanına meyve, kuru meyve, süt, sebze çubukları veya evde yapılmış küçük kekler gibi alternatif besinler konulmalı ve ara öğün yeme alışkanlığı kazandırılmalıdır. Çocuğun beslenmesine büyük bir elma yerine, 2 çeşit küçük meyve konulması çok daha mantıklıdır. Çünkü çocuk büyük bir meyveyi tüketmekte zorlanabilir...

Hızlı kalori yakıcılar

Hızlı kalori yakıcılarHızlı kalori yakıcılar

Şekerleme ve çikolata tüketiminin ucunu kaçırdıysanız ve pişmanlık duygusuyla aldığınız kalorilerden hemen kurtulmak istiyorsanız, bu hızlı kalori yakma yöntemlerini deneyin.


2 adet naneli bitter çikolata Anında yakın: Kollarınız göğüs hizasında ve dirsekten kıvrık şekilde ayakta durun. Elinize ağzına kadar su dolu büyük bir bardak alın. Olduğunuz yerde aşağı, yukarı yaylanarak adım atın. Hareketi 3'er dakikalık 3 set halinde tekrarlayın. Aralarda 30 saniye dinlenin. Ya da 20 dakika boyunca cam silin. 5 parça yüze 70 bitter çikolata= 95 kalori Anında yakın: Bacaklarınızı çok az aralayın. Dizlerinizi bükün ve parmak uçlarınızda durun. Kollarınızı öne doğru uzatın, omuz hizasında açın, dirseklerinizden yukarı doğru bükün. Ardından zıplayarak bir daire çizin. Her bir daireyi, bir tur olarak duşunun. Hareketi 10 turdan 3 set olarak tekrarlayın. Ya da 20 dakika boyunca merdiven çıkın. 2 adet yumuşak şeker: Yaklaşık 46 kalori Anında yakın: Yerde kollarınız, dirsekleriniz ve ayak parmaklarınızdan destek alarak dümdüz durun. Ardından ayaklarınızı yerden kaldırmadan sol dizinizi göğsünüze çekin ve tekrar eski pozisyonuna gelirin. Sağ dizinizle de tekrarlayın. İki dakika boyunca yapın. Ya da d20 dakika yürüyün...


milliyet.com.tr...

Baharınız kabus olmasın

Baharınız kabus olmasınBaharınız kabus olmasın

Baharla birlikte başlayan aksırıklar, burun akıntısı, gözlerde kızarma ve sulanma, en sık rastlanan alerjik hastalık olan bahar nezlesinin belirtilerilerinden bazıları.
24 Mart 2008 Pazartesi
Alerjisi olanlar için bahar kâbusa dönüşebilir. Baharla birlikte başlayan aksırıklar, burun akıntısı, gözlerde kızarma ve sulanma, en sık rastlanan alerjik hastalık olan bahar nezlesinin belirtilerilerinden bazıları. Bahar aylarında sık görülen saman nezlesi (alerjik rinit) hastalığı birçok kişinin yaşam kalitesini bozuyor. Toplumun yüzde 20�sini etkileyen bu hastalıkla ilgili merak edilenler hakkında kulak burun boğaz uzmanı Dr. Süreyya Şeneldir, bilgi verdi. Alerjik rinit, en sık görülen alerjik hastalıktır. Toplumun yaklaşık yüzde 20�sini etkilemektedir.
Bazı kişiler alerjik riniti çok hafif atlatırken bazıları için çok ağır geçer. Hatta işlerini engelleyerek yaşam kalitesini bozar. Hastalık her yaşta ortaya çıkabilir ancak genelde 1 - 20 yaş arası başlar. Çoğunlukla ailede aynı ya da benzeri hastalıklar mevcuttur. Temel belirtileri Burunda kaşıntı, sulanma, hapşırma, aksırma nöbetleri, damakta kaşınma, öksürük ve boğaz ağrısı, boğazı temizleme isteği, gözlerde sulanma, kaşıntı temel belirtilerdir.
Havada taşınabilecek kadar küçük ve hafif olan hayvan ve bitki proteinleri gözümüz, burnumuz ve boğazımızdaki zarlar üzerinde birikirler. Polenler, mantar sporları, hayvan tüyleri ve ev tozları bu parçacıkların en sık rastlanılanlarıdır. İlkbaharın erken dönemlerinde alerjik rinite sıklıkla polenler veya çevrede yaygın olarak bulunan ağaçlar neden olmaktadır. İlkbaharın geç dönemlerinde ise polenler çayırlardan kaynaklanmaktadır. Renkli süs bitkileri nadiren alerjiye neden olurlar, çünkü polenleri havayla taşınamayacak kadar ağırdır. Polenden korunmak için; * Polenlerin en fazla uçuştuğu sabah saat 05.00 - 10.00 arası açık havaya çıkmayın. Ağız ve burnu kapatan maskeyle çıkabilirsiniz.
* Polen zamanı açık havada spor yapmayın.
* Saçlar tozu tutar. Bu nedenle her akşam saçlarınızı yıkayıp duş alın.
* Çocukların sokaktan geldikten sonra üstlerini hemen değiştirmelerini sağlayın.
* Arabada giderken camları açmayın. Hava değişimi için klimadan yararlanın.
* Tatil için deniz kenarını tercih edin.
* Dışarıda gözlük ve şapka kullanın. Gözlükleri hergün akan suyun altında yıkayın.
* Çim biçmekten kaçının veya maskeyle yapın.


milliyet.com.tr....

Güzelliğiniz için çiğ yiyin

Güzelliğiniz için çiğ yiyinGüzelliğiniz için çiğ yiyin

Cilt güzelliğinin sırrı sağlıklı beslenmede yatıyor. Uzmanlar, beslenme alışkanlıklarını değiştirerek cilt, saç ve tırnaklardaki olumlu değişimin fark edileceğini belirtiyor.


Cilt esnekliği için C vitamini, saç beyazlamasına karşı çinko, sağlıklı tırnaklar ve parlak saçlara sahip olmak için de salatalık ve domateste bulunan silika öneriliyor. Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü�nden Uz. Dr. Ayfer Aydın dış görünüşümüzün iç sağlığımızın aynası olduğunu belirterek, �Yiyip içtiğimiz her şey, meyveler ve sebzeler cilt sağlığımız için büyük önem taşır. İşlenmiş ve katkı maddeleri içeren hazır gıdalar, tütsülenmiş etler, dondurucuda bekletilmiş hazır yiyecekler son derece sağlıksızdır� diyor.
Suyun cildimiz için önemli bir toksin atma yolu olduğunu hatırlatan Dr. Aydın, şu bilgileri veriyor: Kırışıklığa karşı günde iki litre su Yaşla birlikte deri giderek nem oranını ve esnekliğini kaybeder. Bunu çok ucuz ve çok sağlıklı bir şekilde çözecek tek şey bol su içmektir. Bol su içmekle derinin hem nem oranı artar hem de su yolu ile çok sayıda toksin atılarak cildimiz parlak, diri ve genç kalır. Günde en az iki litre su içerek hücreleri temizlemek, dolgunlaştırmak ve kırışıklıkları azaltmak mümkündür. Kahve, çay ve meyve suyu gibi farklı sıvıları tüketmek cildin su ihtiyacını karşılamaz. Alkol almayın, kahve ve soda içmeyin çünkü bunlar su kaybına neden olurlar. Canlı ve ışıltılı görünümlü bir cilt için bol miktarda çiğ meyve, sebze ve bunların sularını tüketmek gerekir. Çünkü bu besinler pişirildiklerinde zarar görür ve faydalı özelliklerini kaybeder. Çiğ sebze ve meyvelerin ağırlıklı olduğu bir beslenme düzeni; cildi korur, yeniler, esnekliğini sağlar ve sağlıklı bir ışıltı verir. Cilt sağlığını korumak için; C Vitamini: Kolajen yapı için gereklidir, cilt esnekliğini sağlar. Narenciyelerde, kivi, orman meyveleri ve maydanozda bulunur.
Çinko: Kolajen yapı için çok önemlidir ve saçın beyazlamasını engeller. Kabak çekirdeği ve zencefil kökünde bulunur.
Sülfür: Bütün bağlayıcı dokuların inşa edilmesine yardımcı olur. Lahana, brokoli, sarmısak ve soğan en zengin kaynaklarıdır.
Silika: Cilt esnekliğinin korunmasını sağlar, sağlıklı tırnaklar ve parlak saçların oluşmasını sağlar. Salatalık, domates, dolmalık biber ve yulafta bulunur.
Magnezyum: Aşırı tuz ve diğer toksinlerin neden olduğu fazla su tutulmasının önüne geçerek hücreyi rahatlatır. Yeşil yapraklı sebzeler en iyi kaynaklarıdır.
Beta karoten: Güneş yanığına karşı korur. Havuç ve yeşil yapraklı sebzeler önemli kaynaklarıdır.
E Vitamini: Çözülebilir antioksidan bir yağdır, hücre zarlarının korunmasına yardımcı olur. Zeytin, avokado, kabuklu yemişler, tohumlar ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunur.
Temel yağ asitleri: Cildin elastikiyetinin korunmasında anahtardır. Cildin doğal yağlarını dengeler ve canlı bir görüntü sağlar...

Günde kaç bardak

Günde kaç bardakGünde kaç bardak

Terleme ile birlikte vücut birçok mineral kaybeder. Enerjik olmak için bolca sıvı almanız çok önemli.


Herhangi bir sporcuya, "En çok ne içersiniz?" diye sorulsa, cevabı büyük bir ihtimalle 'su' olurdu. Spor yapan, daha doğrusu bol miktarda enerji sarf eden tüm insanların en dikkat ettiği husus; bol miktarda sıvı almaktır. Yaz aylarında bu ihtiyaç daha da artar. Çünkü sıcaklarda vücut her zamankinden daha çok terler ve normalde günde yaklaşık 2.5 litre sıvı kaybetme oranı 3 - 4 misli artabilir. Terlemeyle birlikte insan birçok değerli mineral de kaybeder. Bu kayıp bol sıvı içilerek telafi edilmediği takdirde ise kişilerde konsantrasyon eksikliği, yorgunluk, kaslarda kramp veya mide bulantısı gibi rahatsızlıklar görülebilir.
Ne zaman sıvı tüketmeli? Zamanlama çok önemli. Çünkü buna bağlı olarak enerjinizi artırabilir veya azaltabilirsiniz. Ne kadar içmeliyiz?

Günde 1.5 - 2 litre normal koşullar altındaki ihtiyacınızı karşılar.
Günde 2.5 - 3 litre düzenli spor / fitness yapanların ihtiyacıdır.
Günde 3 - 4 litre en az 2 saat spor yapanlar için şart.
Spordan önce:
Başlamadan yarım saat kadar önce 'depoyu doldurun' ve en fazla yarım litre sıvı alın.
Spor sırasında:
Bir saatten fazla faal olanlar ara sıra mola verip su (veya başka bir sıvı) içmeli. Uzmanlar 0.5 -1 litre arasında bir miktar tavsiye ediyor. Hepsini bir defada değil, azar azar içmek gerekiyor. Spor süresi bir saati geçmiyorsa, sonunda içmek de makul.
Spordan sonra:
Hareketli olan insanlar için su şişesini elinden düşürmemek nerdeyse bir kural. Özellikle sıkı bir sporun ardından vücudun kaybettiği gücü geri kazanmaya ihtiyacı var. En az 1 litre su / sıvı azar azar alınmalı.
Bunlara dikkat
İçecekler konusunda titiz davranmalısınız. Damak zevkinize hitap eden her sıvı, ne yazık ki aynı zamanda sağlıklı olmuyor.
Buz gibi soğuk içecekler mide ve bağırsakları rahatsız eder, enerjinizi azaltır.
Kafein, şeker veya alkol içeren içecekler spor sırasında tabu. Çünkü susuzluğu artırırlar.
Meyve suları ise midede çok uzun süre kaldığı için susuzluğu gidermez.
Spor sırasında süt veya sütlü içecekler de önerilmiyor. Çünkü bunlardaki protein ve yağ sindirimi zorlaştırıyor.
En gözde enerji içecekleri

- Susuzluğun en iyi çözümü kesinlikle sudur. Fakat içeceğiniz suyu seçerken şişenin üzerinde bulunan magnezyum, kalsiyum, potasyum ve sodyum değerlerine dikkat edin.
- Elma suyu ve soda karışımı serinletici, lezzetli ve bol vitaminli bir enerji içeceğidir. Elma suyu / soda için en ideal oran 1:3'tür. Yani az elma suyu, bol soda. Elmanın yerini portakal veya multi - vitamin meyve suları da alabilir.
- Soğuk meyve veya bitki çayları da değişik bir alternatif. Özellikle de bunları tatlandırmak için şeker yerine bal kullanabilirsiniz. Spora başlamadan önce ballı yeşil çayınızı hazırlayıp soğumaya bırakın, daha sonra da tadını çıkarın.
- Hazır enerji içecekleri ise daha çok sporcuların tercihi. Bunların içinde bol miktarda vitamin ve mineral bulunuyor. Fakat bu içecekleri ancak çok uzun süreli, en az 3 saat spor yapanların tüketmesi tavsiye ediliyor.
- Ülkemizin en gözde ve vazgeçilmez içeceklerinden biri olan ayran da lezzetli bir seçenek. Düşük kalorili, üstelik potasyum ve kalsiyum açısından da zengin. Ayrıca krem kıvamıyla hem susuzluğu gideriyor hem de ferahlık veriyor...


Güzel Forumlar ! Sitene Chat Ekle!
organik güzellik ,ünlüler ve makyaj, ünlülerde makyaj, bakım, bakım kremi, güzellik, güzellik sırları, gençleşme, gençlik kremi, kalıcı makyaj, karın bölgesi, karın yağlanması, kremler gençlik getiriyor, makyaj, makyaj çeşitleri, makyaj bakımı, makyaj sırları, makyaj ve güzellik, makyaj yapımı, yaş, yaşlanma, zayıflama,cerrahi operasyon , cerrahi operasyonlar , cerrahi operasyonlardan bazıları , estetik plastik , rekonstrüktif cerrahi , sağlık,göz makyajları , göz makyajı , göz çevresi makyaj , makyaj , makyaj yapımı,